بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١

OKUNUŞU

ḳul yâ eyyühe-lkâfirûn.

ALİ BULAÇ

De ki: "Ey kafirler."

DİYANET İŞLERİ

De ki: “Ey Kâfirler!”

ELMALILI HAMDİ YAZIR

De ki: Ey kâfirler!

HASAN BASRİ ÇANTAY

(Habîbim şöyle) de: «Ey kâfirler»,

لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢

OKUNUŞU

lâ a`büdü mâ ta`büdûn.

ALİ BULAÇ

"Ben sizin taptıklarınıza tapmam."

DİYANET İŞLERİ

“Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.”

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Tapmam o tapdıklarınıza

HASAN BASRİ ÇANTAY

«ben, sizin tapmakda olduklarınıza tapmam».

وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣

OKUNUŞU

velâ entüm `âbidûne mâ a`büd.

ALİ BULAÇ

"Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz."

DİYANET İŞLERİ

“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Siz de tapanlardan değilsiniz benim ma'buduma

HASAN BASRİ ÇANTAY

«Benim (kendisine) ibâdet (de devam) edeceğime de siz kulluk ediciler değilsiniz».

وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤

OKUNUŞU

velâ ene `âbidüm mâ `abettüm.

ALİ BULAÇ

"Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."

DİYANET İŞLERİ

“Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.”

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Hem ben tapıcı değilim sizin taptıklarınıza

HASAN BASRİ ÇANTAY

«Ben (zâten) sizin tapdıklarınıza (hiçbir zaman) tapmış değilim».

وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥

OKUNUŞU

velâ entüm `âbidûne mâ a`büd.

ALİ BULAÇ

"Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz."

DİYANET İŞLERİ

“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Hem de siz tapıcılardan değilsiniz benim ma'buduma

HASAN BASRİ ÇANTAY

«Siz de benim kulluk etmekde olduğuma (hiçbir vakit) kulluk ediciler değilsiniz».

لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦

OKUNUŞU

leküm dînüküm veliye dîn.

ALİ BULAÇ

"Sizin dininiz size, benim dinim bana."

DİYANET İŞLERİ

“Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.”

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Size dîniniz, bana dînim

HASAN BASRİ ÇANTAY

«Sizin dîniniz size, benim dînim bana».

AYARLAR