بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلْقَارِعَةُۙ ﴿١

OKUNUŞU

elḳâri`ah.

ALİ BULAÇ

Kaari’a...

DİYANET İŞLERİ

Yürekleri hoplatan büyük felaket!

ELMALILI HAMDİ YAZIR

O karia

HASAN BASRİ ÇANTAY

Felâket kapısını çalacak olan (kıyamet).

مَا الْقَارِعَةُۚ ﴿٢

OKUNUŞU

me-lḳâri`ah.

ALİ BULAÇ

Nedir kaari’a?

DİYANET İŞLERİ

Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Nedir o karia?

HASAN BASRİ ÇANTAY

Nedir o felâket kapısını çalacak (kıyamet)?

وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ ﴿٣

OKUNUŞU

vemâ edrâke me-lḳâri`ah.

ALİ BULAÇ

Sana o kaaria’yı bildiren nedir?

DİYANET İŞLERİ

Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Ne bildirdi ki sana; nedir o karia?

HASAN BASRİ ÇANTAY

O felâket kapısını çalacak (kıyametin dehşet ve azametin) sana bildiren nedir?

يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ ﴿٤

OKUNUŞU

yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.

ALİ BULAÇ

İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün,

DİYANET İŞLERİ

O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.

ELMALILI HAMDİ YAZIR

O gün ki nâs çırpınıp yayılan pervaneler gibi olacak

HASAN BASRİ ÇANTAY

O gün insanlar yaygın (ve salgın) pervaneler gibi olacak.

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ ﴿٥

OKUNUŞU

vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.

ALİ BULAÇ

Ve dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün),

DİYANET İŞLERİ

Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Dağlar da didilmiş elvan yünler gibi atılacaktır

HASAN BASRİ ÇANTAY

dağlar atılmış renkli yünler gibi olacak.

فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ ﴿٦

OKUNUŞU

feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.

ALİ BULAÇ

İşte, kimin tartıları ağır basarsa,

DİYANET İŞLERİ

İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,

ELMALILI HAMDİ YAZIR

İşte o vakıt miyzanları ağır basan kimse

HASAN BASRİ ÇANTAY

İşte (o gün) kimin tartıları ağır gelirse,

فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ ﴿٧

OKUNUŞU

fehüve fî `îşetir râḍiyeh.

ALİ BULAÇ

Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir.

DİYANET İŞLERİ

Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.

ELMALILI HAMDİ YAZIR

O artık hoşnud bir hayattadır

HASAN BASRİ ÇANTAY

artık o hoşnuud (olacağı) bir yaşayışdadır.

وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ ﴿٨

OKUNUŞU

veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.

ALİ BULAÇ

Kimin tartıları hafif kalırsa,

DİYANET İŞLERİ

Ama kimin de tartıları hafif gelirse,

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Fakat miyzanları hafif gelen kimse

HASAN BASRİ ÇANTAY

Amma kimin de tartıları hafif gelirse,

فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ ﴿٩

OKUNUŞU

feümmühû hâviyeh.

ALİ BULAÇ

Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum).

DİYANET İŞLERİ

İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.

ELMALILI HAMDİ YAZIR

O vakıt onun anası haviyedir

HASAN BASRİ ÇANTAY

artık onun anası «Hâviye» (uçurum) dur.

وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ ﴿١٠

OKUNUŞU

vemâ edrâke mâ hiyeh.

ALİ BULAÇ

Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?

DİYANET İŞLERİ

Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?

ELMALILI HAMDİ YAZIR

Ve bildin mi haviye nedir

HASAN BASRİ ÇANTAY

Onun mâhiyyetini sana bildiren nedir?

AYARLAR